Çorlu Tren Kazasına ilişkin süren davanın 14. duruşması görüldü, aileler davaya ilişkin Cumhuriyet’e konuştu

İstanbul Halkalı’dan Edirne Uzunköprü’ye giden hızlandırılmış tren, 8 Temmuz 2018’de Tekirdağ’ın Çorlu ilçesine bağlı Sarılar’da devrildi. Kazada 7’si çocuk 25 kişi hayatını kaybetti.

Kazanın ardından dört sanık hakkında “taksirli ölüme ve yaralanmaya neden olmak” suçundan ikişer yıldan 15’er yıla kadar hapis cezası istemiyle Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

Kazaya ilişkin görülen davanın 14. duruşması bugün gerçekleşti. Duruşmada sanıkların gösterdiği iki tanık dinlendi. Mağdur avukatlarından Seda Selek‘in aktardığına göre, her iki tanık da, sorgulanmaları esnasında TCDD Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğuna işaret eden yanıtlar verdi. Alt düzeyde dört memurun yargılanmasıyla başlayan davada, ısrarlı bir adalet mücadelesinin sonucunda sanık sayısı dokuza çıktı.Seda Selek, “Bu dava genel müdürlük düzeyinde yapılmadığı sürece eksik olacaktı. Dava süreci bize gösterdi ki, asıl sorumlular TCDD Genel Müdürlük Teşkilatıdır dedi.

TANIK DİNLEME TALEBİNE RET

Tanık dinleme talebinin reddedildiği duruşmada, bilirkişi raporu aldırılması yönündeki talep kabul edildi. Bir sonraki duruşmanın görüleceği 19 Temmuz’a kadar bilirkişi raporlarının tamamlanması bekleniyor.

Avukatların TCDD Genel Müdürlüğü hakkında yaptığı suç duyurusu, takipsizlikle sonuçlandı. Avukat Seda Selek konu hakkında Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapacaklarını bildirdi.

Kazanın TCDD Genel Müdürlüğü’nün ihmalleri sebebiyle gerçekleştiğine vurgu yapan Selek, davayı Anayasa Mahkemesi’ne taşımalarının gerekçesini şu sözlerle anlattı:

“Belgeler bize gösterdi ki, yol bekçilerini, yol kontrollerini kaldıran TCDD Genel Yönetimi. Eleman eksikliği olduğu bilinmesine rağmen eleman almayan yine genel müdürlük. Turne raporlarında altyapı eksiklikleri belirtilmesine rağmen, yeterli bütçe bulunmasına rağmen altyapıyı yenilemeyen de TCDD Genel Yönetimi. Kazaya sebep olarak gösterdikleri ise, o gün beklenenin üzerinde yağış olması. Ancak bu da meteoroloji ve TCDD arasında iklim koşullarını kontrol altına almak adına bir veri akışı sağlanmadığını gösterdi. Yağış takibine bile katliamdan sonra başladılar. Bu yönüyle bu kazadan sorumular ama yargılanmalarını sağlayamıyoruz”

Kazada iki kardeşini, yeğenini ve kızını kaybeden Zeliha Bilgin ile oğlunu kaybeden Mısra Öz Cumhuriyet’e açıklamalarda bulundu.

“BİR HİÇ UĞRUNA ÖLMÜŞ OĞLUM”

Duruşma sonunda Cumhuriyet’e konuşan Mızra Öz hislerini şu ifadelerle aktardı:

“Sanıkların ve bugün ki iki tanıdığın verdiği ifadeleri duyduğum için üzgün ve öfkeliyim.Gerçekten ihmallere kurban gitmiş evlatlarımız.Açık açık alt yapının hiç yapılmadan hizmete başladığını, eksik personel ile çalışıldığını ve tüm bunların sorumluluğunun genel müdürlük sorumluluğunda olduğunu dile getirdiler.Üzgünüm bir hiç uğruna öldü oğlum.Öfkeliyim çünkü işinin sorumluluğunu bilmeyen, liyakatsızlıkla yönetilen, ciddiyetsiz bir kurumun çalışanları var karşımızda. Hiç biri de adalete yardımcı olmaya çalışmıyor.Aksine çoğu şeyi hatırlamıyorlar.Genel müdürlük sorumluluğundaki takipsizliğe itirazımız kabul edilmediği için de kızgınım. Tanık olarak bile karşımıza getirilmiyor bu insanlar. Ama biz inatçıyız. Davamızın peşindeyiz. Gerçek sorumlular gelene kadar da yorulmadan devam edeceğiz.19 Temmuzdaki duruşma bugüne kadarki duruşmalardan Farklı olabilir.Bu 14 Mayıs sonrası belli olacaktır.

ADALET RAYLARIN ALTINDA MI KALDI?

Zeliha Bilgin ise düşüncelerini şu sözlerle aktardı:

“13 duruşma hayal kırıklarıyla sonlandı.14. duruşma 19 Temmuz’a ertelendi.Beklentimiz üst düzey yöneticilerin sanık koltuğuna oturması, bugün dinlenen iki sanık üst düzeyi resmen işaret etti.Duruşma salonunda da söyledim dört mevsimi yaşayan bir ülkeyiz ,afetler tabi ki olacak ama bu afetler felakete dönüştüyse sistem çökmüştür.Komşumuz Yunanistan’da da aynı olay yaşandı, ulaştırma bakanı ertesi gün istifa etti, bizde dönemin genel müdürü İsa Apaydın 2018’den bu yana ihale rekortmeni oldu.Bizim farkımız burada kendini belli ediyor.Adalet siyasi gücün altında ezilmeye devam ediyor.Umudumuz adaleti rayların altından çıkartmak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir